Haber Anasayfa - Editör Girişi
En Çok Okunan Haberler(2012)
Turnuva Haberleri (Yenilendi) - (21.03.2013) 23740
İncesu'da seçim çalışmaları - (04.11.2013) 15567
Kızılören Futbol Turnuvası soan erdi - (06.05.2016) 13386
Canlı yayın başladı ! - (29.06.2013) 11185
2012 Yılında Askere Gidecekelerin Listesi - (07.02.2012) 11029
Uzungöl piknik şöleni yapıldı. - (09.07.2012) 10430
Üniversiteliler buluşması gerçekleştirildi - (02.02.2015) 10403
Seçim sonuçları ! - (30.03.2014) 10345
Kızılören'de korkunç cinayet - (13.10.2014) 9764
Kayseri Kızılörenliler Derneği'nden Yol Açıklaması - (28.11.2013) 8748

En Beğenilen Haberler(2012)
Dernek'ten Özhaseki'ye ziyaret - (25.04.2014) 9
İstanbul Kızılörenliler Derneği 2500 ağaç dikti - (02.12.2014) 8
Yoğun kar yağışı devam ediyor (Güncellendi) - (09.01.2013) 8
Aydın Uzun doçent oldu - (08.12.2012) 8
Gölünbaşı'na sıcak asfalt yapıldı - (02.12.2012) 8
Kayseri Kızılörenliler Derneği'nden Yol Açıklaması - (28.11.2013) 8
Bir hemşerimiz daha profesör oldu - (29.11.2012) 8
Özhaseki Kızılören'de yol açılışı yaptı - (21.02.2014) 8
Kızılörenli firma Flash Haber'de - (11.03.2013) 8
Bursların ilk taksidi ödendi - (04.11.2014) 8
Yol tamamlanmak üzere - (01.11.2013) 8
İki kişi sobadan zehirlendi - (20.02.2015) 8
Uzungöl piknik şöleni yapıldı. - (09.07.2012) 8
Salih Güdelek Milletvekili adayı oldu - (06.09.2015) 8
Dernek Yönetimi belli oldu - (25.06.2012) 8
Hain saldırıda bir hemşerimiz şehit oldu - (20.07.2015) 8
Burs başvuruları başladı ! - (10.08.2015) 8
Kızılören Futbol Turnuvası soan erdi - (06.05.2016) 8
Kızılören'de Soygun - (24.02.2016) 8
Erciyese kar yağdı - (26.10.2015) 8

En çok okunan Haberler
2013 - 2012 - 2011 - 2010
2009 - 2008 - 2007 - 2006
2005 - 2004 - 2003 - 2002
:: Kızılören'den önceki Kızılviran
İncesu’nun Köyleri Kazaya bağlı 14 köy vardır. 14 köyde ise 11.000 nüfus barınır. Kızılviran, Sürtme, Şeyşaban ve Sarıkürklü köyleri İncesu’nun güney ve güneybatısı ile güney doğusundadır. Viranşehir, Saraycık ve İncesu’nun doğusunda Kayseri yolunun üzerindedir. Garipçe ve Hamurcu ise İncesu’nun kuzey doğusuna düşer. Bozca, Karahüyük, Küllü ve Üçkuyu köyleri kazanın kuzeyinde olup Tahirini ile Süksün köyleri de kazanın kuzey doğusuna isabet ederler.

1. Kızılviran Köyü.

Kaza merkezine 15 km uzakta olup 5.000 nüfuslu çok büyük bir köydür. Akarsuyu ve içme suyu yoktur. 1955 yılında Erciyes’ten bu köye içme suyu getirilmiş ve kesilen 80 kurban ve yapılan büyük şenlikle köye mal edilmiştir. Daha sonra Çardaklı obasına muhtariyet verilmiş, köy olmuştur. Kızılviran’da da Belediye teşkilatı kurularak kasaba yapılmıştır. 1943 yılında salma sureti ile okul yapımına teşebbüs edilmiş ve halkın yorganı satılmak suretiyle para temin edilmiş, okul tamamlattırılmıştır. 1950 yılından sonra minaresi olan bir cami yapılmıştır. Ekime elverişli arazi yok gibidir. Bağ yetiştirilmemiştir. Köy tamamen kıraçtır. Her evin bir sarnıcı vardır. Kar yağınca ahali hemen kar toplayıp sarnıcı doldurur. Bazı sarnıçlar ise yol kenarında olup yağan yağmur suları ve eriyen karların suyu ile dolar. Daha yaz mevsiminin ortasında su kokar ve içi kırmızı/ kırmızı böceklerle dolar. Bu sular ya süzülerek içilir veya eşeklerle teneke/ teneke kazadan su taşınır.

Bu köyde gelin olacak kızın cihazı (çeyizi) bir büyük kazan ve leğen idi. Kışın kar yağınca gelin bir tahta kürek, bir urgan alarak köyün dışına çıkar, kürüdüğü karı topak yapıp kardan adam gibi urganla sarıp omzunda eve getirerek kazanda eritip kaplara doldurarak kullanırdı. Bunu yapmak için cihazı olan kazan ve leğene muhtaçtı. İşte yapılan okul için satılmadık kazan ve leğen bırakılmamıştır (babam bakkal olduğu için Kızılviran lı bizden alışveriş yapar, bu sebepten bu halleri iyi bilirim). Köylü inim inim inletilmiştir. Bu iniltileri de dinlemişimdir.

Yukarıda köyde arazi olmadığını, olanın da gayet küçük parçalar, bir dönüm gibi parçalar olduğunu yazmıştık. İşte bu sebepten halk geçimini sağlamaktan aciz olduğu için hemen bütün köy erkekleri Adana ve Mersin’e çalışmaya gider. Yılda 11 ay buralarda, bir ay evlerinde kalırlardı. Daha çok iskelelerde ve fabrikalarda hamallık ederler, en ağır 9 çemberli 250 kilo ağırlığında balyalar bunların omuzlarından geçerdi. En çok 20 koyunu olan bununla evinin sütünü, yoğurdunu, peynirini ve yağını temin eder. Evine 20 şinik bulgur, 5 şinik tarhana ile 100 şinik çavdar veya buğday temin eden köyün zengini sayılırdı. “Bulgurumu yaptım, unumu öğüttüm, bey gibi rahatım” der, öğünürdü.

Vergi tahsildarı para toplamak için Adana’ya kadar gider, tahsilâtını orada yapar, mükellefler ise tahsildarın her türlü masrafını temin eder. Ayrıca verdikleri hediyelerle dünyalığını sağlarlardı. Tek evleri haczedilmesin de, dosta düşmana evi haczedilmiş dedirtilmesin de ne olursa olsun diye düşünürlerdi. Köyde un değirmeni yoktu. Bütün köy halkı yıllık ununu İncesu’da öğütür ve haftalarca değirmende nöbet beklerdi. Değirmen bekçisinin nazı hiç çekilmezdi. Evvela değirmen bekçisine okkalı bir paket tütün alınacak, nöbet gelince de bekçinin yiyeceği türlü yemekler temin edilecekti. Hele bazı bekçiler oldukça tiryaki idi. Kahve gitmezse, şeker olmazsa kolay/ kolay nöbet alınamazdı.

Sonradan köye kurulan motorlu un değirmeni köylüyü bu eziyetten kurtardı. Nöbet tutarsa da hiç değil evinde ve köyünde tutuyordu. Ne büyük bir nimet değil mi?

Adana’ya çalışmaya gidemeyenler çok fakirdi. Bir kısmı keven getirir, İncesu’da satar, bir kısmı odun satar, bir kilosu 30 kuruş olan don yağından yedi buçuk kuruş verip 50 gram alır, bununla kendini aldatır. Bağ bozumu zamanı İncesu’da bağdan üzüm taşırlar, bir yük üzüm temin eden köyüne güle oynaya gider, onu şıra (şire) tarhanası yaptırır, çocuklarının eline verirdi. Dul ve kimsesiz kadınlar ise üzüm ezer, pekmez kaynatır, iş bitince bir testi (8 kilo) pekmez ücreti alır, güle güle gözü eriğe dönerdi.

Anlatılanlar bir mübalağa veya bir katma ya da uydurmadan ibaret değildir. O günkü yaşantının kısaltılmış bir kopyası ve hikâyesidir. Allah o günleri bir daha göstermesin.

Halkı oldukça güçlü kuvvetli, boylu poslu, çalışkan kişilerdir. Katı margarin yağını ilk olarak keşfeden, Adana’da yapan ve satan bu köyün Adana’ya çalışmaya gidenleridir. 1935’lerde belki de daha evvellerden çiğit yağı ile don yağının birlikte kaynatılması ve içine de bir miktar acımış sadeyağın karıştırılması sonucu 18 kiloluk gaz tenekelerine doldurulur ve satılırdı. Ama o zaman bu iş gizli idi. Şimdi devlet işi oldu. Sıhhi bir şekilde kontrollü imal edilmeye başlandı.

O tarihlerde nüfusun %99’unun kullandığı yağ, don yağı idi. Ucuz olduğu için herkes onu kullanırdı. Kilosu 30 kuruşa satılırdı. Kuyruk yağı 35 kuruş olduğu için, hele sadeyağ 40 kuruş olduğundan daha pahalı idi (Yukarıdaki fiyatlar yanlış yazılmadığı gibi siz de yanlış okumuyorsunuz).

Bir kilo et 12,5 kuruş ama bir kasap ancak bir koyun keser iki gün başını bekler onu satar, bir davar daha keserdi. Bir kilo yağ almak, bir kilo et almak kimin haddine? En çok yağ alan yarım kilo alabilirdi, bir amelenin 25 kuruş günlüğe çalıştığını hesap edin. Fiyatlar hakkında bir bilgi edinmiş olursunuz. Amele senede ancak üç ay iş bulurdu. Yılda elli lira kazanan zengin sayılırdı. Bir paket tütün 4,5 kuruşa satılır, ancak üç kişi bir araya gelip 60 ar para katarak bir paket tütün alınır, taksim edilirdi. Bu parayı bulamayan bazı sigara tiryakilerinin izmaritleri topladığı da olurdu.

kaynak:
http://www.incesubelediyesi.com/mah_tar/mahal.doc
05.08.2009
Bu haber 3842 kez okundu.

Yorum Ekleme Alanı
İsminiz :

YORUMLAR (Bu habere 24 adet yorum yazıldı)
huzuli işler olduğunda 100,lerce yorum yapan site okuyucu ve kullanıcıları yapılan bu hakaretlere neden ses çıkarmadınız yoksa dedelerimize yapılan bu hakaretler size dokunmadımı,, i site hazırlayıcılarıda bu yorumu sitede yayınlayarak iyi yaptılar en azından dost düşman belli oldu gerçi şüphe yoktuda şimdi tescilendi bunu yayınlayanın web adresini yayınlayın yayınlayan kimse kızılörenliden özür dileyene kadar yoğun bir şekilde tepkimizi dile getirelim tepki olunca rasmussen bile üzüntülerini ifade etti sessiz kalınırsa bu haddini bilmezler dahada ileriye gidecektir,saygılar

a.k-14.08.2009 

incesuyu birde bizden dinleyin kızılviran yorumunu yazan efendi bizim nazarı itibarımızda incesuyu anlatıyırum;yıllar önce bağlara eşşek arabasıyla giderdiniz hala öyle devam ediyorsunuz sizin için devlet kapısında uşak olmak ticaretde patron olmaktan daha önemli bir kıyaslama yapacak olursak beğenmediğiniz kızılvirandan incesunun on katı vergi mükellefi ve işadamı çıkmıştır.bugüne kadar incesuya hangi sanayi tesisini açtınız bir petrolünüz var oda kızılviranlı yıllarn öncesine bakacak olursak ilk sanayi tesisi kızılörende kurulmuştur rahmetli ahmet muharrem koçak (topal ahmet) değirmen kurduğunda incesulu bu ney diye merak edip kızılörene akın etmişti. biz sanayileşmeyi 1950lerde başlattık buadana mersin ve daha sonra istanbulda devam etti.buda incesunun bize karşı olan aşşağılık duygusnun dışar vurumudur.

mustafa koçak.blc.turizm İSTANBUL-11.08.2009 

ey bu haberi yazan incesunun aydını.petrol ofisinin orada dur kızılörene dönen son model arabalara bak incesumu fakir kızılörenmi fakir.ondan sonra birdaha araştırma yapmana gerek kalmaz.

yusuf ölmez-09.08.2009 

incusu nerde kızılören nerde. bunu herkes iyi bilir. istanbul adana mersin kızılören mekanı olmuşta incesulu nerde bir baltaya sap olmuş. akıllıolun.

kızılörenli zeybek zade kara yusuf efe-09.08.2009 

biraz acıtasyon olmuş ama Kızlörenliler her zman kıskanılmıştır :) yani düşünün o zor şartlardan kıskanılacak hale gelen bi köy. Kıskanmayın ne olur ÇAlışın sizinde olur

KzlOrn CİTY-08.08.2009 

Bu arada konuya yapılan yorumlar, herkesin okuduğunu nasıl anladığı veya anlamadığı yönünde ilginç yaklaşımlar ortaya koyuyor. -Mehmet Turgut-

-08.08.2009 

"Katı margarin yağını ilk olarak keşfeden, Adana’da yapan ve satan bu köy..." bölümünün altını çizmeyi unutmuşsunuz... ;)) Mehmet Turgut

-08.08.2009 

saygı deher site yönetiçileri neden bukadar kızılören halkına saldırı oluyorda siz hiçbir varlık göztermiyonuz hala anlayamadım bizim dedelerimiz okadar fakir ve açiz deyildi neden böyle gözteriliyor anlamadım bir eli yağda bir eli baldadır şünkü ekmeyini taştan çıkarırlarda ondan adanaya mersine demişsinniz sanki şimdi hiç gidenyokta herkez kazançını köyde karşılıyorda ozaman gidenleri küçüm süyonuz kızılörenin 3 7 gurbette ozamankinden daha fazla aynı işyapıyorlar hammallık ve esnaflık yapıyorlar BU senin anlattıgın kırkın kıtlıgında bile olmadı sen önce tarihi iyi araçtır çok yazılacak çok şeyvarama sayfa dolar onun için yazmıyom lüt ven oyazıları düzeltın deden mezardan kalksa gelse sana kızar biz böyle yaşamadık diye evlat

bahtıyar kızılörenli-07.08.2009 

Hepimizin ders alacagı konular vardır.Tabiiki bu şekilde olmamalı.Bazı konuları insanların gururlarını incitmeden aşagılamadan güzel bir dille anlatıp yansıtılmalı diye düşünüyorum.Yokluk bazen insanların yaptıgı gereksiz davranışlardan kaynaklanır.Bazen insanların yüce yaradan'a şükretmemesinden dolayıdır.Bazen bereketsizlik olur.Bazen de mevlam o insanlara okadar rızık verir.Ama hiçbirşekilde kim olursa olsun hiç kimseyi küçümsememek gerekir.Çünkü;kimseyi küçümseme küçümsenecek hale gelirsin.Bugün varız yarın yokuz.Bugün zenginsin diye yarında zengin olmayabilirsin.Sen bugün 1 ekmek bulduguna şükretmezsen yarın o 1 ekmeğide bulamazsın.Bugün zenginim diye böbürlenebilirsin bir düşün bakalım bugün Allah ne yaptın.Başını yastıgına koyduğunda vicdanın rahatmı bence bunlar düşünülmeli!

Düşünün bir kere!-07.08.2009 

kim yazmış bu yazıyı bilmiyorum ama yanlış fakirliği bu kadar abartmaya gerek yoktu herkes ister zengin olmayı bu insanın seçimi değil insanları böyle dışardan eleştirmek kolay sizde kendinize çeki düzen verin bu kadar küçümsemenin sonunda ne olacağınız belli olmaz!!!!!

kayseri-07.08.2009 

Vakit zaman yıl yazılmamış kim yazdıysa kimliğini yazsın, evet kıtlık yokluk olmuş ama herkese olmuş, sanki kendisi sakıp sabançı gibi zenginmişte köylünün açığını arıyor gibi bir anlatım var. Bunu yazan Kızılöreanli ise kanından şüphe ederim gidip kanını bir tahlil yaptırsın. Zaten İncesulunun bizi kötülemekten başka bir işi yok. Şimdi kendiliri dede mallarını kürde köylüye satıyorlar. Tarihini bilmeyenler köyümüze dil uzatmasın....!

Kızılörenli-07.08.2009 

bu bir gercekdir kabul etsende etmesende geçmişini inkar eden ci...r geçmişimizi inkar etmeyelim

quin-06.08.2009 

Bu araştırmayı yapanlar KIZILÖREN hakkında bilgi vermek değil de sanki KIZILÖRENLİ yi aşağılamayı hedflemiş gibi.Şimdi KIZILÖREN i kendi haline bıraksınlar kendi imkanlarıyla İncesu yu kendine mahalle yapar.Ne yazıkki bu hale geldik başımızdakiler utansın.Yoksa KIZILÖREN liler o zamanlarda turfanda kabağı şehirliler bile yiyemezken eşeğine doğrayıp yedirecek kadar varlıklı insanlardı.

deep blow-06.08.2009 

O yılarda, Türkiyenin büyük bir kesimide bizim köyden farksızdı...Tek parti dönemi bu millete hele hele köylüye fakirlikten başka ne verdiki? İncesu ve diğer yerler bizden çokmu farklıydılar? Ben şunu bilirim..İncesulu ile bizim uzaktan ve yakından bir bağımız yok...Ne huyumuz, ne örfümüz nede geleneklerimiz aynı...Onlar ayrı bir millet, her şeyi ile...

Çardaklı-06.08.2009 

yav kotü sırtı eskiler ne bilirmiş kızıloreni ne bilirmiş çardakları incesuya gelen kervanlar bile atların nallarını ters çakıp kaçarlarmış onlar bizi eleştirenler kendilerine baksın yukarıda belirttiğim olay gerçektir daha son 10 yıldır bir yerlere varmak için çalışmalarda bulunuyolar BİZDEKİ SAMAN ÇÖPÜNÜ ELEŞTİRENLER KENDİLERİNDEKİ ÇAVDAR SAPINA BAKSINLAR

AVŞAR CUMHURİYETİNSDEN-06.08.2009 

bir kilosu 30 kuruş olan don yağından yedi buçuk kuruş verip 50 gram alır, sa zarara girer :S

mürtaza g.-06.08.2009 

diyorlarki incesuya neden önyargılısınız belediyenin kapanmasına niye karşısınız işte ..bilinçaltında izmarit topladılar.. diyenlerden dolayı tepkiliyiz bu fikir silinmemiş silinmezde bir tek onların değil onlarla ilgili bizimde anılarımız var. meydandaki çay bahçesine oturduğumuzda bir tek sigara alıp birde çayı bize ısmarlatan çok arkadaşlarımız vardı bizde onları biliriz onun için belden aşağı araştırmalar olmazsa daha iyi olur yakışmıyor

kızılörenli-06.08.2009 

kızılöreni böylemi fişlemişler kızılörenli olmak ayrıcalıktır özeldir ben kızılörenlinin en kötüsünü başkalarına değişmem.

benim köyüm-06.08.2009 

kostis adlı kardeşime katılıyorum...

vatandaş-06.08.2009 

işte bu gerçeği unutmadan yaptıklarımıza dikkat etmeliyiz dedelerimiz ne lerden geçmişler gülmeyin hızla o günlere gidiyoruz ALLAH kimseye göstermesin ama bazı larımızın yaptığı davranışlar onu gösteriyor sonradan görmeyiz cahiliz bu gerçeği bir kabullensek ne olur ki ?

merak lı_?-06.08.2009 

araştırmayı yapan arkadaş sağolsun ama bazı eksiklikler var

1.kasabalığı baştan beri hazmedilmemiş ve mahale oluşuna gizlice bayram edilmiştir
2. 80kurban kızılörenin en yoksul zamanında dahi kesilebilmiştir !
3. yapılan o sarnıçlardan sadece kızılörenli değil özellikle incesu ve civar köylerde KOKMUŞ VE KIRMIZI BÖCEKLİ sudan faydalanırdı
4.namerde muhtaç olmamak için inler sıkıntısını kendi çeker aynı anda 3-5 kişi gelse onlarıda MİSAFİR olarak ağırlardı
5.o zamanki köyün zenginlerinden duyarız sürekli ilçeye iş bitirebilmek için HEDİYE paketleri yapılırmış
6. kızılörenli tarihi boyunca devletten almamış sürekli vermiştir
7. adana mersine çalışmaya giden o FAKİRLERİN bir çoğu şu anda TÜRKİYE çapında firma sahibidir ve ÇİN ,ABD,DUBAİ,V.Sgezmektedir
8.incesu garipçe civarrındaki BAĞLARIN %50si kızılörenliye aittir.
9. erciyesten gelen su kızılörenin seferberliğidir kimse oturup devletten birşey beklemememiş kendi işini kendisi yapmıştır
10.kızılörenli şu anda iş konumu olarak anadoludaki birçok işyerinin toptancısı vede tedarikçi firmasıdır
11.anlatılan vede aşağılmaklı olarak sunulan araştırmadaki kızılörenin hem fakirlik hemde şuanki durumuyla kızılörenli olan herbir ferdin gurur duyması gerekir BEN KIZILÖRENİMLE GURUR DUYUYORUM . GEÇMİŞİ OLMAYANIN GELECEĞİ OLMAZ. SAYGILAR

C. K-06.08.2009 

Bağ olmayan yerde nasıl pekmez yapılır, anlaşılır gibi değil.

Kızılörenli-06.08.2009 

vay bee neredeen nereyee...!!

jogo-05.08.2009 

İncesunun gözünde busunuz. Daha yeni mi anladınız. Şaşırmadım.

kostis-05.08.2009 

1
  Şimdi Sarıgöl'e ulaşım daha kolay!
  Sosyal tesislerde iftar başlıyor
  Kızılören Futbol Turnuvası soan erdi
  Kızılören-Şeyşaban yolu açılıyor
19.11.2017 Pazar